Markadoktoru Röportaj

Makale

UNUTULAN MARKALAR EFSANE RESTORANLAR

Ramazan da herkesin ağzında tek slogan; Allah Kabul etsin… Oruç tutan tutmayan oruç tutuyormuş havasında olan siyasi düşünen ticari düşünen herkesin ağzında 2.yeni sakız; Hayırlı Cumalar.

Neyse tüm oruç tutanlara Allah Kabul etsin. Bu sıcak ve uzun günlerde sabır gerektiriyor. Ramazan da mekânlar boş olur yollar rahat olur dedim ama hikâye… Az önce caddeden geliyorum dün akşam Göksu'daki restoranları gezdim. Ortalık full; burası Anadolu Yakası… Bir de siz Ortaköy Bebek Nişantaşı hattını düşünün. Oruç tutan tutmayan artık birbirine karışmış. Bağdat Caddesi iğne atsan yere düşmez dedikleri formatta. Suadiye den Şaşkın Bakkal'a kadar kahve içmek için 2 aile oturacak yer bulamadık desem yalan olmaz. Bu arada sahilde kumsalda ne kadar terlik turizmi hedef kitlesi varsa işgal etmiş kalite diplerde…

Neyse kızdığım mekânlar ve aksiyonlar hakkında bilgi vermek istiyorum. Dün akşam yakın arkadaşlarımızı yemeğe davet ettim mekânı misafirimizin belirlemesini istedim. Göksu da yeni açılan Kubina diye hoş bir mekâna gittik. Bu mekanı tercih etmiş. Geldiğimizde her şey güzel başladı ta ki arkadaşımız bir hesap gelmeden, bir indirim kodu ile 4 kişi bu indirimden faydalanabileceğimizi hatırlatmasına kadar. Ben zaten İndirim hiç sevmem istemem de ama arkadaşlarımız da düğün sebebi ile erken ayrılınca iş bana kaldı. Neyse indirim zar zor yapıldı. Hesabı ödedikten sonra bahşiş de bıraktıktan sonra giderken bir de ne göreyim; arkadan bir garson koşturuyor. 'Ne oldu?' dedim. 'Beyefendi hesap sonrası bir bardak su istemiştiniz onun parasını ödemediniz' diye. Neyse bu arada su ya 4 TL ödedikten sonra ve fişini kestirdikten sonra Müdürü çağırdım.

'Bu ne rezillik?' dedim adam demesin mi 'zaten sizin masaya İndirim verdik o yüzden arkadaşın su ücreti istemesi normal' işte sayın okurlarımız indirim'i baştan kabul etme veya işin sonuna kadar arkasında dur. Mekânlar güzel fiyatlar zaten artık ucuz değil. Bir akşam yemeği için alınan paralar Amerika Avrupa standartlarının çok üzerinde garsonlarımızın çoğu maalesef eğitimsiz ama bir de ukalalık yapılınca deliriyorum. Neyse bu mekâna sakın gitmeyin hele indirimli giderseniz 1 bardak su size haram… (Ülkemizde ne kadar kazık yediğimizi anlamak adına Amerika da Florida Miami Fortlaudela'de de 1971'den beri açık olan Dünyanın en iyi 400 restorandı arasına seçilen The Herald'ın en iyi restoranlar listesinde olan okyanusta deniz üzerinde yeni yemek yediğimiz The Fishers Dockside Seaport Balık Restoran'daki 2 kişi içki-balık tüm mezeler yemek dahil 48 USD'lik hesap fişi görselini de ekliyorum.

Bugün çok sevindiğim bir gelişme oldu Osman ağabey (Serim) Hürriyet de Ayşe Arman'da röportajı vardı. Ben danışmanlık hizmeti sunduğumuz kurumlara ne kadar değerli kişilerle işbirliği içinde olduğumuzu aktarıyordum ama Hürriyet'de Ayşe tarafından yiyecek içecek işine gönül vermiş duayenlerin ağzından doğru bilgiler aktarılması beni mutlu etti. Osman ağabey Muftak Sanatları Akademisi kurucusu Tuğrul Şavkay'ın eski ortağı annesi Güney Afrikalı derken karizma ve bilgi küpü onun yanında hep doğru bilgilere ulaşmanın yanı sıra sektöre verdiği değerden dolayı da çok şey öğreniyorum. Gurur duyduğum ve nadir kalan Marka kişilerin başında Kenan ağabey (Erçetingöz) de geliyor. Bu kişilerin yanında anılarını bile dinlemek insanı mutlu ediyor. Bu kişilerin boş zaman ayıracak 3 dk ları yok. Ve hep yanlarında beraber işbirliği içinde olmak beni mutlu ediyor.

Önümüzdeki dönemde İslami Oteller ve Alkolsüz mekânlar için çok enteresan tanıtım fırsatları doğacak. Ben Türkiye'de 27 tane İslami Otel olduğunu bilmiyordum. Bunların en lüks'ünün fiyatının da gecceliği kişi başı 900 TL olduğunu bilmiyordum.

Biz yıllardan beri temcit pilavı gibi Çeşme Alaçatı Bodrum lahmacun 50 TL haberleri ile çalkalanırken değişen trendlerin kaçırılmaması için bunu belirtmek isterim. Sermaye el değiştiriyor, kimsenin haberi yok. Herkes zannediyor ki her şey aynı… Ama olaylar değişiyor…

Unutulan markalar konusuna özellikle bu yazımda da değinmek istiyorum. 100 yılı aşkın süredir süregelen markaların birleşip dernek kurduğunu biliyor musunuz? Kimler mi var?

Vefa Bozacısı-Karaköy Güllüoğlu-Tevfik Aydın-Yeniasır–Koska-Konyalı-Komili-Karaca –Ece Ajandası-Uludağ Gazozları-Afitap-Karaca-Eyüp Sabri Tuncer Kolonyaları-Konyalı-Hafız Mustafa Lokum..

Bu liste önemli yaşı büyük olanların iç çektiğini duyar gibiyim. Bu markaların ayakta kalması başarı çünkü büyük balıklar küçük balıkları yeme oranı arttı. Bu markaların başarısı kalitelerinde… Organizasyon yapılarında ve markalarına verdikleri önem de yatmakta. Kendilerini geliştirenler aramızda ya diğerleri?

Hatırlar mısınız Gırgır makinelerini? Tacettin Hiçyılmaz nerede? Hatırlar mısınız yüksek reklam paraları harcayan Kokoreççi ile reklam yapan İxir? Hatırlar mısınız Gölge adam gazetesi/hatırlar mısınız çocukluğumuzda pazar sabahları aldığımız Hayat Mecmuası… Pek çok marka zamana ayak uyduramadı ve artık aramızda değil. Ben istiyorum ki ülkemizde öyle markalar çıksın ki Amerika da satılsın (Ama chobani değil-Çünkü yunan yoğurdu olarak satılmakta)

Kasap Döner Abdullah Bey'i takdir ediyorum, geçenlerde bizim ofiste uzun uzun sohbet ettik. Amerika da yeni yapılanması için yaptığı girişimler her Türkü gururlandıracak bir öykü… Çok yakında Newyork sokaklarında Kasap Döner göreceksiniz sakın şaşırmayın temiz kaliteli Türk Döneri olacak artık Yunanlılar toparlanmaya başlasa iyi olur.

Bayim Olur musun fuarı yaklaşıyor yıllardan beri yapılan bu etkinlik sürekli talebi katlanarak artıyor. UFRAD'ı ve Mustafa Aydın'ı özellikle tebrik ediyorum. Bu konuda muhteşem bir başkanlıkla süper işlere imza atıyor. Ama tabi ki arkasında İrem Hanım var. İrem Aydın kendisi bir marka tüm üyeler onu tanıyor. İzmirli farkı işte.

Önümüzdeki yazımızda Teppanyaki yatırımlarının inanılmaz büyümesi ve Türk damak tadına olan Japon Ocakbaşısının niye tuttuğunu anlatacağım. Etilerde Nusr-et'in yanı Günaydın'ın karşısında başarılı olmak her babayiğidin harcı değil.

Kalın sağlıcakla…